✍️ Yüzyıllardır Afrika halkları, sömürgeciliğin acı tadını tatmıştır. Sömürgeciler yalnızca onların doğal kaynaklarını talan etmekle kalmamış aynı zamanda kültürel kimliklerini, dillerini ve düşünsel bağımsızlıklarını da hedef almışlardır. Bugün bile o karanlık dönemin izleri, birçok Afrika ülkesinin siyasi ve ekonomik yapılarında görülmektedir. Ancak bu acılarla dolu tarihe rağmen, Afrika halklarının direniş ve özgürlük ruhu asla sönmemiştir ve sönmeyecektir.
Son on yıllarda İran, kendi ayakları üzerinde durmak isteyen milletler için yeni bir model hâline gelmiştir. Baskılara, yaptırımlara ve tehditlere rağmen; büyük güçlere yaslanmak yerine kendi halkının gücüne güvenmeyi seçen bir ülke...
Bu duruş, yalnızca siyasette değil; bilimde, teknolojide ve kültürde de kendini göstermiştir. İran, bağımsızlığın sadece bir slogan olmadığını, aynı zamanda bir özgüven ve hakka olan inanç biçimi olduğunu kanıtlamıştır.
Birçok Afrika halkı için İran deneyimi şu gerçeği hatırlatır: Boyun eğmeden, korkuya ya da aldatmacaya teslim olmadan da sömürüye karşı durmak mümkündür.
İran ve Afrika halkları, ortak bir değerde buluşmaktadırlar: Bu değer; insan onuruna ve kendi kaderini belirleme hakkına olan inançtır.
yorumunuz